Durak Köyü

Durak köyü dağları karlı buzlu 
Yolları dardır gidilmez hızlı 
Mevsimleri belli kışlı yazlı 
Sokakları şirin gelinli kızlı 
Erenler tepesi köye bakar nazlı, nazlı 

Minaresi çift şerafe ince uzun 
Camii desen çok güzel söylemeye ne lüzum 
Sen haber sorarsın daha ne söyleyeyim kuzum 
Kendim sıladayım gönlüm sizinle 

Resullahın bindiği burak 
Benim köyüm yurdum yeşil DURAK 
Hasat zamanı kullanılır eğri orak 
Yedi bel ağzında uğrak yeridir bizim köyümüz DURAK

İsviçre

İsviçre dağları alçaktır 
Dostların söylediği gerçektir 
Görmeyen göze takılan mercektir 
Her canlı ölüm şerbetin içecektir 

Beynelmineldir bunların devleti 
İnsanları severek yapar hizmeti 
Ucuz iş gücü getirmişler yogoslav hırvatı 
İnsandan ziyade hayvana yaparlar hürmeti 

Bahar gelir havalar ısınır çiçek açar 
Yaz olunca çiftçi ot ekin biçer 
Akıllı insan kendi yolunu kendi seçer 
Bu ömür nasıl yaşarsan öyle geçer 

Kendini aldatma ömür kısa 
Sakallıya hayran olur Köse 
Uyan kardeşim sonra düşersin yaşa 
Ölünce fayda vermez hüzün taşa 

Yaşın olmuş altmış yetmiş 
Senden bütün icraat bitmiş 
Dön geriye bak ömrün yüzde doksanı gitmiş 
Düşün kardeşim yalan dünya Atalarına ne etmiş 

Beş kilometre yürüsen hemen yorulursun 
Annen baban söz söylese neden darılırsın 
Mal Mülk para verirse hemen sarılırsın 
Torunlara söylersin gelin kız neden kırılırsın 

Söyle geline kızına sonra vurma dizine 
Sakın inanma yapmacık sözüne nazına 
İnanma zemherinin yalancı yazına 
Bazı gençler kaptırmış kendini moda müzik sazına 
Biz yaşlılar ise takmışız kafayı tesbihe namaza. 

Öğüt

Ağaç dalsız olmaz 
Arı balsız olmaz 
Gün dönmeden çiçek solmaz 
Çocuk onbeş yaşından sonra öğüt almaz 

Yağmur yağar dereden su akar 
Aileden öğüt almayan her evlat batar 
Nedersen de o senin söyleyeceğin sözün bitmesine bakar 
Söylenen sözleri ardına atar 

Birde bakarsın sıkıldım der kendini dışarı atar 
Sinema der kahve derken sen sanırsın daha erken 
Gezdiği arkadaşları sorarsın Talha ve Erkan 
Sevgili Kardeşim yavrun kayıp oluyor daha ne bakan 

Almanyanın yeşil olur eğlence parkları 
Çalılıktır yemyeşil parkın etrafları 
Uyuma müslüman uyan fuhuş yeri parkın artları 
Hiç kurumaz yemyeşil olur çayır otları 

Emel ettin yavrum okusun ekmeğini bulsun 
Aklı başında bir Türk vatandaşı olsun 
Almanyada herhangi bir kamu yönetiminde olsun 
Hiç olmazsa insanca bir iş bulsun 

Şımartma yavrunu sonunda pişman olursun 
Korkma sen kardeş ne ektiysen onu bulursun 
Kahve kumarhane arkadaşına güvenme yalnız kalırsın 
Içden oku Arkadaş belki bir ders alırsın 

Bu sözler düşer Hacı Mustafa nın dilinden 
Hayat dersidir bunları söyleten 
Bir öğüt olsun benden size 
Evladını seversen bu sözlerimi dinle

Çocuklarım

Bitiremez hasretini övenler 
Söylenir dilden dile destanı 
Anlatılıyor ceddimizi görenler 
Yiğittir benim çocuklarım 

Zarar vermez yabancıya,yerliye 
Yakıştırmaz hıyaneti erliğe 
Baş kaldırmaz ailedeki dirliğe 
Çok özen gösterir kardeşçe birliğe 

Misafire ikram eder sakınmaz 
Tamah etmez cimriliğe kapılmaz 
Sapıklığa hiç ama hiç özen göstermez 
Cömerttir benim çocuklarım 

İş yaparken ihlas ile çalışır 
Faziletle birbiriyle yarışır 
Kavga etmez dargın ise barışır 
Birlik olur benim çocuklarım 

Bağlıdır vatanına dinine 
Kapılarak gitmez moda seline 
Sahip çıkar külfetine dinine 
Namusludur benim çocuklarım 

Hemen kanmaz yalan sözlere 
Fırasetle bakar bütün yüzlere 
Müslüman ehli sünnet üzere 
Doğrudur benim çocuklarım

Köyümüz

Çayırkuyudan çıkar suyumuz 
Türk boylarından gelir soyumuz 
Barış yanlısıdır beyaz olur oyumuz 
İç anadolu Akdeniz iklimindedir köyümüz 

Yazılı yaylasıdır bizim yaylamız 
Dünya aleme rahmet verir mevlamız 
Medinededir bizim kutsal Ravzamız 
Erenlerdir bizim su havzamız 

Erenler tepesinden seyreyle köyümüzü 
Alış verişde hile yapmaz yemeyiz sözümüzü 
Günde beş vakit kıbleye döneriz yüzümüzü 
İslam hamuru ile yoğurmuşlar özümüzü 

Kışın akar tabane deresi 
Sorarlar tabane denen yer neresi 
Mecek boğazıdır biraz berisi 
Devam et yolcu kardeş Gencektir biraz ötesi 

Karaca dağdır köyün batısı 
Taşa sarmaz beton harcın katısı 
Beton armadır köy evlerinin çatısı 
Gözetten çok manzaralı olur güneşin batısı 

Yolumuz Rize belinden gider seydişehire 
Çok hasretiz su akan bir nehire 
Yağmur yağmaz ise bereketli olur zahire 
Geçim zorluğuna düşenler göç ediyor şehire 

Yaz Hacı Mustafa yaz içinden geçenleri 
Pek tasvip etmem işinde dalga geçenleri 
Ne kadarda severdim ot Ekin biçenleri 
Hararetle şöyle doğrulup testiden su içenleri