Özledim Köyümü

Sabah ezanında kapanırdı, kapı, pencere baca,
Ekin biçmeye giderdik çoluk, çocuk koşturmaca,
Ya tabakhaneye ya hesenindara ya da kovalca,
Harman yerinde öküzlerle düven sürmeyi özledim yav...

Uluderede üğüdürdük buğdaydan unu,
Çaliçinden getirirdik kağnıyla odunu,
Kayın validem fırında pişirirdi sıcak somunu,
Çökelek peynirli yufka dürmeyi özledim yav...

Yazılı tepesinde güvercinler bülbüller öterdi,
Çingenler boğazında laleler sümbüller biterdi,
Zehmeriden ilkbahara kadar sobalar tüterdi,
Sobanın üstünde mısır patlatmayı özledeim yav...

Sami unutmadı bunları hep eskiyi anar,
O eski günler sanki geri gelecek sanar,
Köyüm o köy değil gayrı yüreğim yanar,
Kahvenin önünde çelik çomak oynamayı özledim yav...

Yuvana Baykuşlar Konsun Gurbet

Muradına erdin mı gayrı gurbet, vay sana,
Vatanımdan ayıralı kaç yıl oldu say sana,
Yeter artık sevenleri ağlattığın doy sana,
Senin yuvana da baykuşlar konsun gurbet EMİ ?

Gurbete çıkalı üzümsüz bağa döndüm,
Poyraz rüzgarı vurmuş yaprağa döndüm,
Suya hasret kalmış tozlu toprağa döndüm,
Senin yuvana da baykuşlar konsun gurbet EMİ ?

Sami, zalim felek çarkına seni de attı,
Acımadı gençliğine, yabana seni de sattı,
Bağrı yanıklar kervanına seni de kattı,
Senin yuvana da baykuşlar konsun gurbet EMİ ?

Sana Hesap Soracağım Gurbet

Nerden çıktın karşıma soysuz gurbet,
Çok gördün garibe dost ile muhabbet,
Baykuşlar alsın seni, bırak yakamı terket,
Sana hesap soracağım yarın mahşerde gurbet...

Gurbette ''kimsesizdir'' yazın mezar taşıma,
Boynum büküktü, doyamadım genç yaşıma,
Felek ayırdı sıladan, kaldım tek başıma,
Sana hesap soracağım yarın mahşerde gurbet...

Sami, var mı gayrı senden daha bahtı karalı,
Tomurcukken ayrıldım sıladan yüreğim yaralı,
Doyamadm vatana, arada yüce dağlar sıralı,
Sana hesap soracağım yarın mahşerde gurbet...

Geldik - Gideceğiz

Çağırsalar bizi kabire, 
Girmek için hazır mıyız? 
Ruhumuzu Azrail'e, 
Vermek için hazır mıyız ? 

Görüyoruz gidenleri, 
Fakirleri, zenginleri, 
Mezarlıkta yerimizi, 
Almak için hazır mıyız ? 

Günahını, sevabını, 
Suallerin cevabını, 
Santim santim hesabını, 
Vermek için hazır mıyız ? 

Sami der, ömür kısa, 
Dinlemiyor ağa paşa, 
Gelebilir her an sıra, 
Ölmek için hazır mıyız ?

Gurbet Çocuğu

memleketin yolunu bulamadım, 
gurbet ellerde hiç olamadım, 
kimsem yok garibim gülemedim, 
kaderimmiş,gurbeti mesken tuttum. 

uşak'ın bereketli yeşil ovasına, 
hasret kaldım kokulu havasına, 
kuşlar bile döndü yuvasına, 
kaderimmiş,ben gurbeti mesken tuttum. 

beni yuğuran,doğuran bensiz öldü, 
dostlar ağladı düşmanlar güldü, 
gurbetlik,hasretlik belimi bükdü, 
kaderimmiş,gurbeti mesken tuttum. 

uşak dağlarıda doyasıya gezmedim, 
gurbete kaderimi kendim yazmadım, 
anadan,babadan kardeşden bezmedim, 
kaderimmiş,gurbeti mesken tuttum. 

tufan mı var gene,dalı kurumuş gülün, 
o da mı gurbette,sesi yok bülbülün, 
yüzü gülmüyor bana,acımasız yabanelin, 
kaderimmiş,gurbeti mesken tuttum. 

gündüzüm gece oldu,ayım yok güeşim yok, 
yaban ellerde halimi bilen eşim yok, 
can,canan,anam,babam,kardeşim yok, 
kaderimmiş,gurbeti mesken tuttum. 

gurbet dediğin kara düğmeli soğuk yelek, 
kanadımı kırdı,yolumu kapattı zalım felek, 
gam,keder yığıldı başıma petek petek, 
kaderimmiş,gurbete mesken tuttum. 

baharı,yazı görmeden kış oldum, 
sürüden ayrıldım el yurdunda kuş oldum, 
sıladan ayrılana göz oldum kaş oldum, 
kaderimmiş,gurbeti mesken tuttum. 

yorgun,dargın çalmıyor sazım teli dertli, 
kumuna hasret kalmış derelerin seli dertli, 
sıladan uzak,gülmüyor,gurbet eli dertli 
kaderimmiş,gurbeti mesken tuttum.

 

-Fukara Abdullah Alıcoğlu'nun damadı-